print

Kanser Hastalıkları Sıklığı Gerçekten Artıyor mu?

10 Temmuz 2017 Pazartesi | Kanser
Kanser Hastalıkları Sıklığı Gerçekten Artıyor mu?

 

İnsanlar arasında ve medyada kanser sıklığının ve kansere bağlı ölümlerin büyük oranda arttığı yönünde kanaat bulunmaktadır. Tıbbi onkologların karşılaştığı en sık yakınmalardan biri de kanser hastalıklarının görülme sıklığının ve kanser ölümlerinin arttığıdır. Bu yazıda bu algının gerçekten doğru olup olmadığı bilimsel veriler ile tartışılacaktır.

Kanser; Anormal hücrelerin kontrolsüz çoğalma ve yayılmaları sonucu ortaya çıkan bir hastalık grubudur. Bu çoğalma ve yayılma önlenemezse ölüm kaçınılmaz olur. Dünyada 6 ölümden 1 tanesinin kansere bağlı olduğu hesaplanmıştır. Tüm dünyada 2012 yılında 14,1 milyon yeni kanser tanısı ve 8,2 milyon kansere bağlı ölüm bildirilmiştir. Kanser ölümlerinin %60’dan fazlası düşük ve orta gelirli ülkelerde meydana gelmiştir. Dünya’da yeni kanser tanısının 2030’da 21,6 milyona, kansere bağlı ölümlerin 13 milyona çıkacağı tahmin edilmektedir. Her şeye rağmen kanser hastalıklarının %30-50’si önlenilebilir (1). Bu rakamlar ne anlama gelmektedir. Türkiye’de de 2030 yılında dünya genelinde olduğu gibi yeni kanser tanıları ve kanser ölümleri yaklaşık %50 oranında artacak mıdır?

Türkiye’de 2014 verilerine göre erkeklerde kanser sıklığı 100000 kişide 220 iken kadınlarda ise 100000 kişide 156’dır. Bu oran ABD ve AB ülkelerine göre %35-50 oranında daha düşüktür (2). Japonya’da ise 2014 verilerine göre 100000 kişide erkeklerde 798, kadınlarda ise 541’dir (3). Bu oranlarda ortalama yaşam süresi uzunluğunun etkisi büyüktür. Kanser genelde yaşlı hastalığıdır.

ABD istatistiklerine göre en sık görülen 5 kanser; Erkeklerde; prostat (%19), akciğer (%14), kolorektal(%9), mesane (%7), Melanom (%6) ve Kadınlarda; meme (%30), akciğer (%12), kolorektal (%8), uterus (%7), tiroit (%5) şeklindedir (4). Türkiye Kanser Daire Başkanlığı’nın 2014 verilerine göre Türkiye’de görülen en sık 5 kanser erkeklerde; Akciğer (%21,1), prostat (%12,7), kolorektal (%9,3), mesane (%7,7) ve mide (%5,9); Kadınlarda meme (%24,9), Troid (%12), kolorektal (%8), uterus (%5,4) ve Akciğer (%5)’tir (2). Görüldüğü gibi kanser sıklığı ve kanser çeşitleri cinsiyet ve ülkeler arasında değişiklik göstermektedir. Örneğin Türkiye’de sıklık sıralamasına göre arkalarda yer alan mide kanseri Japonya’da 2015 verilerine göre erkeklerde ikinci sıklıkta olup tüm kanserlerin %15’ini oluştururken, kadınlarda üçüncü sıklıkta olup tüm kanserlerin %11’ini oluşturmaktadır (3). Bu farklılıklar ve kanser nedenleri başka bir yazının konusu olup kanser sıklığı üzerindeki yazımıza devam edelim.

Resim 1’deABD’de 1975 ve 2013 yılları arasında yeni kanser tanısı konulan hastaların grafiği görülmektedir. Bu grafiğe göre kanser gelişme riski erkeklerde kadınlara göre %20 daha fazladır. Son 10 yılda yeni kanser tanısı erkeklerde %2 azalırken kadınlarda durağan seyretmiştir. Yeni kanser tanısı 40 yıl içerisinde kadınlarda 100000 kişide 350-400 arasında iken erkeklerde 450-500 arasındadır. Grafikte görüldüğü üzere ABD’de son 40 yıl içerisinde yeni kanser tanısı sıklığı durağan seyretmiş hatta erkeklerde bir miktar azalış eğilimi olmuş (4).

 

Resim 1: ABD’de 1975-2013 yılları arasında kanser sıklığı (Kaynak 4’ten alınmıştır).   

 

Organ yerleşimlerine göre erkeklerde ve kadınlarda yeni kanser tanısı sıklığı Resim 2’de gösterilmiştir. Bu grafiklere göre erkelerde akciğer, kolorektal ve prostat kanseri sıklığı azalma, melanom, troid ve karaciğer kanseri sıklığı artış eğilimi göstermektedir. Kadınlarda ise meme kanseri çok hafif artış gösterse de 2000’li yılların başında hormon replasman tedavilerinin kesilmesi ile %7 düşüş göstermiştir. Kolorektal kanser azalma eğiliminde iken, troid, melanom ve karaciğer kanserlerinde artış eğilimi görülmektedir. Akciğer kanserindeki artış 2000’li yıllara kadar devam ederken sigara içiciliğinin azalması ile akciğer kanseri sıklığı azalmaya başlamıştır. Her iki cinste melanom sıklığının artışı dikkat çekmektedir (4). 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Resim 2: Erkek ve kadınlarda organ bölgelerine göre kanser sıklığı (Kaynak 4’ten alınmıştır).

 

Buraya kadar kanser sıklığı ve kanserin artış hızı üzerine tartıştık. Uzun dönem içerisinde kanser hastalıklarından ölüm nasıl seyretmiş şimdi ona bakalım.

ABD istatistiklerine göre 2017 verilerine göre en sık ölüme neden olacak kanserler erkeklerde; Akciğer (%27), kolorektal (%9), Prostat (%8), Pankreas (%7), karaciğer ve safra yolları (%6), kadınlarda Akciğer (%25), meme (%14), kolorektal (%8), pankreas (%7), over (%5)’dir (4). Pankreas kanseri sıklığı ilk 5 kanser içerisinde yer almamasına rağmen erkek ve kadınlarda kanser ölümlerinde 4. Sırada yer almaktadır. Meme kanseri kadınlarda en sık görülen malignite olmasına rağmen akciğer kanseri en sık ölüme neden olan kanserdir. Pankreas kanserinin tedavisinde yeterli gelişme olmaması ve meme kanserinin tanı ve tedavisindeki ilerlemeler bu sonucu çıkarmıştır. Bu istatistik veriler net şekilde şunu göstermektedir. Bilim ve tıptaki ilerlemeler bazı kişilerde bazı kanser türlerinde tamamen iyileşmeye neden olmaktadır. Bunun dışında çoğu kanserde tanı anındaki hastalık evresi teşhis konulan kanserden ölüm riskini belirlemektedir.

Resim 3’te ABD’de 1975-2014 arasındaki kansere bağlı ölüme ait grafik görülmektedir. Bu grafikten anlaşılacağı üzere zaman içerisinde kanserden ölüm hızı azalma göstermiştir. 1991-2014 arasında kansere bağlı ölüm hızı %25 oranında azalmıştır.

 

Resim 3: ABD’de kansere bağlı ölüm oranları (Kaynak 4’ten alınmıştır).

 

Resim 4’te ABD’de erkeklerde organlara göre kanser ölümlerine baktığımızda mide kanserine bağlı ölümlerin 1930-2010 arasında %90 oranında azaldığını görürüz. Akciğer kanserinde bağlı ölüm 1930’da çok az görülmesine rağmen sigara kullanımı artışı ile 1990’da pik yapmıştır. 1980’li yıllarda başlayan sigara yasakları ve kullanımının azalmasıyla 2000’li yıllardan itibaren azalmıştır. Bunun dışında kolorektal kansere bağlı ölüm azalırken, karaciğer ve safra yollarına bağlı ölüm oranları artış gösterirken, pankreas kanserine bağlı ölüm hafif artış gösterse de durağan seyretmektedir (4).

Resim 4: ABD’de erkeklerde en sık ölüme neden olan kanserlerin oranları (Kaynak 4’ten alınmıştır).

Resim 5’e göre kadınlarda ise sigara kullanımının artışı ile akciğer kanserine bağlı ölüm 2000’li yılların başında pik yapmış ve sonra azalma eğilimine girmiştir. Meme kanserinden ölüm uzun yıllar yüksek seyretmiş ve 1990’lı yıllardan itibaren düşüşe geçmiştir. Meme kanserinden ölüm 1998-2014 arasında %38 oranında azalmıştır. Karaciğer ve safra yolları, kolorektal kanser ve mide kanseri erkeklerdeki gibi seyrederken, uterus kanseri artış eğilimi göstermiştir (4).

Resim 5: ABD’de kadınlarda en sık ölüme neden olan kanserlerin oranları (Kaynak 4’ten alınmıştır). 

 

Resim 6’ya göre ABD’de 0-19 yaş grubundaki kanser sıklığı 1975-2014 arasında %0,6 oranında artarken kansere bağlı ölüm hızı düşmüştür. Bu yaş grubunda ölüme neden olan en sık malignite santral sinir sistemi tümörleri ve lösemidir. Tedavilerdeki gelişmeler ile bu yaş grubunda lösemiye bağlı ölüm %73, santral sinir sistemi tümörlerine bağlı ölüm %27 azalmıştır (4).

 

Resim 6: ABD’de çocukluk çağı kanserlerinin seyri (Kaynak 4’ten alınmıştır).

 

Bu bilimsel verilerden çıkaracağımız sonuçlar:

1. Kanser hastalıkları çok artıyor ifadesi doğru değildir.

Grafiklerden görüldüğü üzere kanser hastalıkları ABD’de 25 yıllık zaman içerisinde hafif bir artış gösterse de görülme sıklığı azalma eğilimline girmiştir. Kanser hastalığı bir bütün değildir. Her organın kanseri farklı klinik seyre sahiptir, tedavileri farklı farklıdır ve nedenleri de değişiklik gösterir. Kanser nedenleri kabaca çevresel, genetik ve infeksiyonlar olmak üzere üç gruba ayrılabilir. Bu etkenlerden genetik kısmında kalan kısım %5’ten azdır. Diğerleri değiştirilebilir. Zaten kanser sıklığındaki azalmanın en önemli nedeni çevresel şartların değiştirilmesi yaşam koşullarının iyileştirilmesi ile olmuştur. Örneğin sigara kullanımının azaltılması akciğer kanseri sıklığı ve akciğer kanserine bağlı ölümde ciddi azalmaya neden olmuştur.  Sigara gibi en az 19 farklı tür kanserin nedeni olan bir maddeyi kullanıyorsanız yeterli ömrünüz olursa büyük ihtimal kansere bağlı bir maligniteye yakalanırsınız.

2. Kanser hastalığına bağlı ölüm artıyor ifadesi de doğru değildir.

Grafiklerden görüldüğü üzere erken tanı, tanı yöntemlerinde iyileşme, etkili kemoteratik ilaçların gelişmesi kanserden ölüm oralarında düşüşe neden olmuştur. Bu etki her kanser hastalığında olmasa bile en sık görülen kanserlerde kendini hissettirmiştir.

İnsan değişen çevre koşullarına karşı uyum sağlamayı ve kendi geleceğini tehlikeye sokan etkenlere karşı tedbir almayı başarabilen bir yaratıktır. Her dönemin kanserojen etkenleri farklıdır. Bugünün önemli kanserojen maddesi sigaradır. Sigara içilmezse tüm kanserlerin sıklığında %35 oranında azalma olacağı düşünülmektedir (1). Gelecekte başka kanserojenler etkenler muhakkak çıkacaktır. Medeni ülkeler “kanser olmuş ne yapalım oluyor” dememişler. Düzenli istatistik verileri kaydetmişler. Kansere neden olan etkenleri araştırmışlar ve daha sonra önlemini almışlar. Kanser olduktan sonra da erken tanı ve etkili tedavi yöntemleri üzerinde çalışmışlar. Yukarıda anlattığım şekilde de uzun dönemde başarılı olmuşlar. Ne yazık ki Türkiye’deki kanser istatistiklerinin henüz 10 yıllık verisi yoktur. 2010 ile 2014 arasındaki verilere göre tüm kanser hastalıkları sıklığında bir artış söz konusu değildir. Türkiye’deki sigara yasaklarının artırılarak devam etmesi halinde ileriki zamanlarda kanser sıklığının daha da azalacağını tahmin ediyorum.   

Kanser gelişimi için her insan aynı riske sahip değildir. ABD’de yaşam boyu herhangi bir kanser gelişme riski erkeklerde %40, kadınlarda %37,5 tur. Bu oranlar çok yüksek görülmesine rağmen çevresel faktörleri değiştirerek riski düşürebilirsiniz. Kanser olma riskini azaltmanın en basit iki yolu vardır: Sigara içmemek ve içilen yerden uzak durma, genç yaştan itibaren aktif egzersiz yapmak. Bunun dışında her insan kendi riskini kendi artırır ve azaltır. Örneğin meslek, kronik infeksiyonlar, alkol kullanımı, yaşanılan yer, yeme alışkanlıkları, aşırı güneşlenme gibi. Bu liste uzayıp gider.  Her şeye rağmen yine de kanser gelişebilir. Kanser geliştikten sonra da yapılması gerekenler erken tanı ve tedavidir.

Kaynaklar:

  1. World Health Organisation. http://www.who.int/mediacentre/factsheets/fs297/en/, 18/04/2017’de erişildi.
  2. Türkiye Kanser İstatistikleri 2017, T.C. Sağlık Bakanlığı, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu.
  3. Cancer Statistics in Japan 2015.
  4. Cancer Statistics 2017, A Presentation from the American Cancer Society. 

ONLINE RANDEVU

Online Randevu KENDİM RANDEVUALMAK İSTİYORUM

Buradan randevunuzu tarih ve uzmanınızı seçerek 7/24 planlayabilirsiniz.

Online Randevu BENİ ARAMANIZI İSTİYORUM

Randevu formunu doldurun, Çağrı merkezimiz sizi arasın. Randevunuzu bizimle planlayın.